Embed

MÜSVETTE MUHALİF VE İŞBİRLİKCİ BAHÇELİ RTE VE BİNALİ DESTEKCİSİ

Adalet bu ülkede yok. AKEPE de yok. CHP de de yok.RTE zaten sabikali bir herif...

15 Temmuz gecesi amatörce ve komediydi - Osman Pamukoğlu

https://www.youtube.com/watch?v=OlhevGf-jZk 

Yargıtay Başkanı Rüştü Cirit geçen yıl:
- Hukuka olan güven yüzde 70’ten yüzde 30’a indi demişti...
Bugün anket yapılsa yüzde 30’un yarısını bile bulamazsınız.
Yargının iktidara bağlandığı bir ülkede ne hukuk kalır, ne demokrasi..

Gürcü dölü 20 Temmuz darbecisi RETÖ atıp tutuyor da sorun bakalım,

Yunan askeri bizim adalarımızda
Bizim askerler Katar'da
Halepde Türkmenler katledildiğinde yoktunuz,
Kerkük yoktunuz,
Karabağda yoktunuz,
Doğu Türkistan'da yoktunuz,
Katar'da ne işiniz var?
Biri bana bunu anlatsın...!

Bu ülkenin mahkemelerinde devletinde adalet aramak , kerhane de bakire aramaktır. AYM b'le eski bir sabikalidan talimat aliyorsa Vay da vay vay... 

Ya Sözde Milliyetci Devlet BAHCELİ. CIA adamı RTE 'işbirlikcisi olarak yedigi haltlari soran yok.

Türkeş 15 Haziran 2015'te CNN Türk'teki Tarafsız Bölge programında TIR'larla ilgili bir soruya aynen şu cevabı vermişti; “Bizi izleyenlerin huzurunda yemin ediyorum. Vallahi ve billahi o silahlar Türkmenlere gitmiyordu. Burada bizi izleyenlerin huzurunda yemin ediyorum. Vallahi ve billahi o silahlar Türkmenlere gitmiyordu. Bilerek söylüyorum, iddia ederek söylüyorum. Bizim o bölgeyle irtibatımız var. Bayır Bucak Türkmenleriyle, Halep'tekilerle irtibatımız var.”

Peki ADALET vardı da bu adalet sadece BERBEROGLU na mı calısıyor?

Berberoğlu güya TIR haberini Cumhuriyet'e verdiği için devlet sırrını açıklamakla suçlandı ve hapse atıldı. Peki, Türkeş'in “O silahlar Türkmenler'e gitmiyordu” açıklaması da bir devlet sırrını ifşa etmek değil mi? Demek ki Türkeş Berberoğlu ile birlikte kendisini de bu işten kurtarmak zorundadır.

AKEPE nin Dilinden düşürmedişi ADALET BARIS DEMOKRASI kavramları içi boşaltılmış ve uygulamalı adalatsız olduğu için ANA MUHALEFET ADALET Diye demokratik yürüyüş hamlesi yapıyor ve bu da yarası olan AKEPE ve RTE yi rahatsız ediyor.

Bence bu eylem RTE FAŞİZMİNE karşı olanların ADALET isteyenlerin yani, TEK ADAM yönetimine HAYIR diyenlerin YÜRÜYÜŞÜDÜR.

Sayın NONOŞ Bekir Bozdağ;
Hani "Türkiye bir hukuk devleti"ydi?

Hani "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır"dı?

Hani "Hakimler, görevlerinde bağımsız"dılar?

Hani "Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez"di?

Hani, "Yargıyı etkileyecek biçimde açıklamalar yapmak açıkça suç"tu?

Hani "Bu kural ve kısıtlamalar, herkes için geçerli ve bağlayıcı"ydı?

*

Daha bu yazılı açıklamanızın mürekkebi kurumadan, artık "partili" de olan, yani salt "devlet"i değil bir siyasi görüşü, ideolojik duruşu da temsil eden, velhasıl bu yanıyla "taraf" durumdaki Cumhurbaşkanı, ana muhalefet liderini hedef alarak, "Adalet pankartıyla dolaşmakla adalet gelmez. Türkiye'de adaletin adresi parlamentodur. Yargı yarın sizi de bir yerlere davet ederse şaşmayın" dedi.

Ne olacak şimdi?

"Yargıyı etkileyecek açıklamalar yapmak açıksa suç" ise...

"Hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargıya emir ve talimat veremez" ise...

Birçok hukukçunun "hedef gösterme", "talimat" olarak yorumladığı bu açıklamalardan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Madem "bu kural ve kısıtlamalar herkes için geçerli ve bağlayıcı"; CHP Genel Başkanı'na yaptığınız uyarıların aynısını AKP Genel Başkanı'na da yapacak mısınız mesela?

En temel ilkesi olan "hakkaniyet"i, "eşitliği" tesis edemezseniz nasıl tecelli ettireceksiniz "adalet"i?

Şu yüzde 5 büyüdük safsatasını iyice bir irdelemek gerekiyor. Ne kadar rahat sayılarla oynayabildiklerini, nasıl da rahat manipüle edebildiklerini görmemiz açısından önemli buluyorum. Gerçek olmayan, tutarsız bir veri tabanı üzerinden AKEPE cumhurbaşkanının, BOROZAN başbakanın, BIATKAR bakanların kendine pay çıkarması, başarılı pozlarına takınması ayrı bir hadise…
Kedi buysa ciğer nerede? Açıklanan büyüme yorum yapmayı gerektirmeyecek kadar uydurma, yanıltma amaçlıdır.
Tutarsız
Güzel kardeşim, açıklıyorsun, diyorsun ki; Sanayi yüzde 1.7 büyüdü… Utanmıyorsun bir de elektrik tüketimimizin yüzde 1.8 artış gösterdiğini açıklıyorsun. Peki, yüzde 5 nasıl büyüdük? Belli ki mum ışığında, üretmeden büyümüşüz!
2016'nın ilk üç ayında sanayi imalatı sırasıyla 5.5, 5.9 ve 3.0 oranında artmıştı. Bu dönemde büyüme rakamı yüzde 4.5 olmuştu.
2017'nin ilk üç ayında sanayi imalatı 2.6, 1.0 ve 2.8, yani geçen senenin yarısında bile değil ama büyüme bu yıl yüzde 5… Yersen!
Hormonlu
Hesaplamada yeni bir yöntem kullanmaya başladılar. Bu yöntemi kullanmayı Ecevit veya Demirel akıl etmiş olsaydı, Türkiye her yıl uzak ara dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi payesini alırdı.
En basitinden; 2009-2015 yılları arası Sanayi Milli Geliri yüzde 5.4 hesaplanırken, yeni yöntemle yüzde 8.3 çıkıyor. Aynı yıllar arasında İnşaat Milli Geliri yüzde 6.1 çıkarken yeni numarayı çevirince yüzde 12.2 çıkıyor. Tam ikiye katlıyor.
Zira İstatistik Kurumu'nun Ocak-Mart dönemini ihtiva eden verilerine göre inşaat sektöründe istihdam yüzde 3.5, çalışılan saat yüzde 3.6 ve brüt ücret-maaş da yüzde 0.4 azalmıştı. Oysa çift haneli büyümüş! Nasıl yani?
İşin ucunda G-20'den atılmak varsa
Aslında şu bakımdan hak vermiyor da değilim. Türkiye'nin geliri o kadar hızlı düşüyor ki, öylesine hızlı fakirleşiyoruz ki G-20'den atılma tehlikesi baş gösterdi.
G-20 dediğin uluslararası ekonomik işbirliğini artırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, küresel ekonomik kararların alındığı bir platform.… Türkiye bunun dışına çıkartılırsa her anlamda darbe yer, fasulyeden bir ülke konumuna düşer.
Mecburen, bu gurupta kalmak adına milli geliri mi yukarı çekmek gerekiyor, çek! Ekonomiyi mi büyütmek gerekiyor, büyüt! Ne yap et, bu grubun içerisinde kal! Yoksa dünya 5'ten büyüktür lafı bir anda dünya 20'den büyüktür olacak. Diğer ülkeler “hadi len” çekecek!
Suni mi? Sentetik mi?
Dünya Bankası çalışanları naif, terbiyeli insanlar. Diyorlar ki; “Bu büyüme Kredi Garanti Fonu tarafından tetiklenen suni bir büyüme……” Türkçe meali; “Siz açıkladınız ama biz inanmadık, suni demekle yetindik. Yine de dikkatli olun, ekonominiz taklaya gelebilir.”
Türkiye böyle büyümeye devam edebilir mi? Yapılanların, yapılacakların garantisi olduğu ortamdayız. Yalnız bu sentetik büyümeyi mantık çerçevesine oturtmak için birkaç değişikliğe daha ihtiyaçları var. Hele bir onları yapsınlar, göreceksiniz ki daha fazlası yolda……
Peki, gerçekte ne kadar büyüdük? İftar çadırlarındaki bedava yemek kuyruklarına bakın, anlarsınız büyüdük mü, büyütüldük mü?

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !