Embed

BUNLARIN FOYASI MEYDANDA,SUÇ BUNLARA INANIP OY VEREN APTALLARDA

Metin Feyzioğlu: Her üç-beş yılda bir hafızamızı AKEPE YALAN VE TALANLARI İLE yitirmek zorunda mıyız?
 
​Ağlarız kimsesizliğimize.
Avaz avaz YALAN Ve TALAN a suskun Anadolu ümmetinin sessizliğine rağmen…
Devam ederiz herkes adına, kendi kendimizin sahipsizliğine.

 

__._,_._
 
1. Bugün Sözcü Gazetesi’nin gözaltına alınan bazı çalışanları tarafsızlığı kuşkulu savcılıkta ifade verecek.
2. Belki ileride Gürcistana kaçacak olan bu Savcı, onları tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edecek ya da serbest bırakacak.
3. Basına yansıyan suçlama şöyle: Darbe girişiminin yapıldığı gün, Sözcü Gazetesi’nin bir muhabirinin Cumhurbaşkanı’nın tatil yaptığı yeri haber olarak gazetede yayımlatması.Cumhurbaşkanı niye tatil yaptığı yari milletten gizliyor dersiniz?SENARYO DARBE nin kontrollü olduğu belli olmuyor mu?
4. Yani darbeciler, Cumhurbaşkanının yerini gazeteden öğrendiler; gazete çalışanları da darbecilere Cumhurbaşkanının yerini telefonla, mesajla bildirmek yerine, gazeteye haber yaparak bildirdiler. Darbeciler, gazeteyi açıp okuyunca, internet sitesine girince, “Hah, bizimkiler Cumhurbaşkanı’nın yerini bulmuş, bize bildiriyorlar. Haydi, darbe yapalım” dediler!
5. Bu iddia yüksek sesle okununca, yüksek sesle gülmek geliyor insanın içinden. Tabii ciddi ciddi soruşturma ve gözaltı ve hatta potansiyel olarak bir tutuklama sebebi yapılmıyor olsa! Trajik!
6. Böyle bir iddia, emin olun tüm F tipi suç örgütü soruşturmalarını ve davalarını gayriciddilik damgasıyla sakatlıyor.
7. Bu hepimize, büyük haksızlık. O gece B.şehit düşen yüzlerce insanımıza ve onların ailelerine haksızlık. Yıllarca mahkemelerde, zindanlarda bu suç örgütünün kumpası sebebiyle eziyet çeken, haksızlığa dayanamayıp hayatına son veren, yatağa zincirlenip ölüme terk edilen vatanseverlere haksızlık. Her türlü baskıya, tehdide göğüs gerip Milletimizi ve yetkilileri F tipi suç örgütüne karşı uyarmak için yıllarca çırpınan, bu yolda çok bedel ödeyen bizlere haksızlık.
8. İlk günden beri şunu söylüyoruz: Terör örgütleriyle mücadele, hukuk devleti kurallarına uygun yürümelidir. Adalete erişim ve adil yargılanma haklarına muhakkak saygı gösterilmelidir. Çünkü “gerçek”e ancak bu yolla ulaşılabilir.
9. Adalete erişim sağlanmaz, adil yargılanma hakkı ihlal edilirse; devletin yargısı siyasi iktidarın muhaliflerini susturma, ortadan kaldırma aracına dönüşür.
10. Bu, bir yandan bireysel mağduriyetler yaratır. İnsanlar acı çeker, devlete güvenlerini yitirir. Diğer yandan da, devleti yıpratmak, yıkmak, toprak koparmak, ele geçirmek isteyen yasa dışı örgütlerin bu suçlarını örtbas eder.
11. Demokratik olma iddiasında olan bir devlette hukukun üstünlüğü geçerlidir. Güçlünün hukuku değil. Böyle bir devlet, meşruiyetini, hukuka bağlılığından alır. Bir asansör sistemi düşünelim. Devlet, hukuktan uzaklaştıkça, meşruiyeti yıpranır. Devletin meşruiyeti yıprandıkça, devleti bölmek, yıkmak, parçalamak isteyen suç örgütlerinin faaliyetleri içeride ve dışarıda meşru görülmeye başlar. Yani terörle ve suç örgütleriyle mücadelenin başarılı olması, hukuktan uzaklaşılmasına değil, hukuk devleti ilkelerine sımsıkı sarılarak yürünmesine bağlıdır.
12. Suçla mücadele ediyorum derken hukuk yerine keyfiliği koyan her yetkili, niyeti ne olursa olsun, biliniz ki devlete ve kamu düzenine, mücadele ettiği suçtan daha büyük zarar verir.
Bütün bunları kumpas davaları sürecinde yaşayarak öğrenmiş olmamız lazım. Her üç – beş yılda bir hafızamızı yitirmek zorunda mıyız?
Bizim AKEPE ve KOLTUK DEĞNEĞİ iktidar mensupları her fırsatta atıp tutarlar.
“Türkiye'de basın  özgürdür.”
Bazıları o kadar ileri gider ki “Türkiye'de basın Avrupa ülkelerinden daha özgürdür” diye atıp tutarlar.…
Tüm bunlara Göbeğini kaşıyan Badem bıyıklı YOBAZ ların  işkembeden sallaması denir.
Gerçek çok acıdır.
Türkiye'de basın Afganistan kadar bile özgür değildir.
Dünya basın örgütlerinin raporları zaten her zaman bunu işaret ediyor, Türkiye'yi demokrasi ve basın özgürlüğünde son sıralarda gösteriyordu.
Dünkü bize bağımsız ve tarafsız diye yutturulmak istenen mahkeme kararı ile bu tescillen- miş oldu.
Bu karardan sonra Türkiyede böyle HUKUK fakültesi okuyan bu Savcı, günlerdir gözaltında tutulan üç SÖZCÜ mensubunun üçünün de tutuklanmasını istedi, HUKUK adına KADILIK mahkemesi de birini serbest bırakıp,ikisini tutukladı.BU Bir TİYATRO dur.
Tutuklama sebebi
SÖZCÜ'nün internet sitesinde yayınlanan “Cumhurbaşkanı'nın Marmaris'te tatil yaptığı yerin”
haber ve fotoğrafı.
Demokratik ülkelerde gazetecilik suç değildir. Bizde ise ne yazık ki artık suç! İnternet sitemizde yayınlanan o haber, dünyanın bütün demokratik ülkelerinde “Gazetecilik görevi” sayılır ve ödül verilir. Türkiye'de ise hapislik suç sayıldı.
Dün, Türk basını için maalesef kara bir gün oldu! Yazık!
Yazımın sonunda vereceğim hükmü baştan belirteyim, çok üzgünüm ama uçuruma dolu dizginiz!
Niçin mi?TURIZMCI,ESNAF,ÇİFTCİ ve SANAYİCİ ye sorun...
Ülkeyi yönetenlerin önceliği Türkiye değil, kendi gelecekleri de ondan!
Öyle olmasaydı damat Kavurmacı’nın tahliye edilmesine en üst perdeden itiraz edilip tepki konurdu ki bu yapılmadığı için AKEPE nin FETÖ ile mücadele SENARYO ve artık inandırıcılığını yitiriyor.
Aynı şekilde FETÖ’nün siyasi ayağı yoktur demek amacın üzüm yemek olmadığının kanıtı gibidir.
HALİFE SAPLANTISININ MALİYETİ 
İlaveten FETÖ ihaneti olayını yaşayan bir siyasi heyetin diğer İslamcı cemaatleri tehdit görmemesi ve onları devlette istihdam etmeye devam etmesi bir başka garabet!
Sorun sadece FETÖ ve diğer cemaatler değil, ülkede her konuda çöküş yaşanıyor ki işte Suriye olayı ortada!
Sultan ve Halife olma saplantısı ile Suriye’ye ilan edilen cihadın faturası malumdur.
Durduk yerde IŞİD ile beraber Suriye Kürdistan’ı ve PYD diye bir örgüt yaratıldı.
Yüz binlerce Müslümanın kanına girilip 3 milyon Suriyeli kaçkına mülteci diye kucak açıldı ki sadece bu bile Türkiye’nin yarınına büyük tehdit.
Suriye yanlışının maddi faturası ise toplamda 60 milyar doların üstünde.
FACIA TABLOSU!
Keza K.Irak ‘Kürdistan’ı sırf yandaş müteahhitler ihale alsın ve petrol kaçakçıları kazansın diye bizzat Türkiye tarafından inşa edildi ki Barzanistan bağımsızlık için gün sayıyor.
Aynı şekilde Lozan’a göre Türkiye’ye ait olan 18 ada Yunan tarafından işgal edildi, ne hükümet ne Saray konuyu ağzına bile alamıyor.
Yine dün Cennet-i Ala diye sundukları AB’ı şimdi utanmadan cehennem çukuru diye servis edebiliyorlar.
Kısacası Türkiye’nin dünya’da Bayrampaşa kadar nüfusu olmayan Katar Emiri’nden başka tek bir dostu yok zira düşünün sırf İhvancılık adına Mısır gibi bir büyük ülke ile ilişkilerimiz sıfırlandı.
Dışarıda ki tablo facia iken içerisi mi?
DUYUN-U UMUMİYE SÜRECİ  
Üzgünüm dışarıdan kötü !
80 milyon sadece etnik ve mezhep temelinde değil , aynı zamanda inanç ekseninde bölündü.
Türkiye’nin yarısı, ülkeye yönetenlere öyle böyle değil ciddi hasım!
Türkleri millet yapan değerlere nerede ise 15 yıldır her gün yapılan malum saldırılar kopuşa zemin yaratmış durumda!
Sosyal ve siyasi çöküşe paralel olarak ekonomide çanlar çalıyor.
AKP iktidarı 15 yılda sadece 80 yılda yapılan iç ve dış borçlanmanın iki katını yapmadı ,aynı zamanda özelleştirme maskesi ile ülkenin bütün değerlerini peşkeş çekti ki bugün Türkiye maalesef ekonominin her alanında duvara dayanmış ve adeta yeni bir Duyun-u Umumiye sürecine girmiş gibidir.
YENİ BİR KURTULUŞ MÜCADELESİ AKEPE ye karşı verilmelidir 
Amacım felaket tellallığı değil, kamuoyunu uyarmaktır zira gidişat faciayı çağrıştırıyor.
Öyle çünkü Türkiye’de bir türlü alternatif bir muhalefet yaratılamadığından uçurumun kenarında gezinmemize rağmen bu hususu dillendiren bile yoktur.
Bataklığa saplandıklarını gören iktidar mensuplarının önceliği ise kendilerini kurtarmaktır.
Bu sebeple de Türkiye her geçen gün kaos ve kargaşaya yol alıyor.
Korkarım bu gidişle yeni bir AKEPE den kurtuluş mücadelesine mecbur kalacağız.
​“RTE Dedi ki, peygamber efendimiz buyurdu ‘Duble yol yap' diye…
Gürcü dölü Pontus veledi Kasımpaşalı Müslüman adam, köprü de koydu üzerine, hamdolsun…
Arabamız olsa geç-gel, geç-gel…
Allah razı olsun…”
*Bir de ARENA tiyatroso var ki Türk dilini kurtarma bir Gürcü dölüne kalmış...
“Televizyona çıktı mı rabbim kuvvet vermiş, zangır zangır titretir ortalığı…
Rus, Amerikan, İngiliz, Çin, hepsini sıraya koydu…
Dikine duracağız dedi mi gavur indirir…
Gürcü dönmesi Kripto Müslüman adam…
Türkiye her şeyde birinci…
Şükürler olsun…”
*
“Esrail'e ‘otur' dedi, oturdular…
Esrail Başbakanı yok mu, adı
Kılıntın…
Gittiler yüksek dağlık bir yere, yanına çağırdı ‘Van minit' demesiyle… Van minit, yani ‘hele hele sen bana bak' demek şey lisanında…
Arkasından okuyup üfledi, dili tutuldu öbürünün, konuşamadı karşısında…
Müslüman adam…
Daha ne olsun?..”
*
“Sıra geldi Rus'a…
Gez, göz, arpacık, Ankara'dan attı, havada vurdu…
“Sarayını da vururum” deyince, Rus başbakanı, adı Stalin, ‘Ben ettim sen etme' dedi, bu sefer bizimki ‘özür dile' dedi…
Özür diletti kafire…
Allah razı olsun…”
*
“Darbe ilan indirmek istediler…
Ayet okudu üfledi, tankın tekeri ters döndü, geri gitti garaja…
Fetullah Amarika'dan üfledi, bu buradan üfledi… Bunun nefesi kuvvetli geldi, havadaki teyyare kuş oldu, gitti darbeci paşanın başına sıçtı…
Beter olsun…”
*
“KIÇI KURTARMA Referandumu yaptı…
İçine her şeyi koydu, ucuzluk, istikrar, kalkınma, bereket… Ne kadar evliya varsa yardıma geldi, sen kahverengi atıyorsun, o beyaz oluyor, sen kahverengi atıyorsun o beyaz oluyor…
Biz sandığa 200 oy attık, açtılar ki 400 olmuş…
Bereketinden sual olunmaz…
2023'te 40 bin dolar aylık verecek bize, aklında bulunsun…İnanana aptal demem de AKEPE li mi deyim?
Allah razı olsun…”

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !