Embed

BOP cu İKİ KURT GÖRÜNÜMLÜ İT,BULGAR TÜRKLERİNİ BÖLDÜ,SEÇİM KAYBI


bayrak MUSTAFA K. ERDEMOL : AKP, BULGARISTAN SEÇIMLERINDE TÜRKLERİ BÖLDÜ VE DESTEKLEDİĞİ MESTAN SEÇİMİ  KAYBETTI

28.03.2017 01:28

Bulgaristan, AB’ye kabul edildikten sonra Brüksel’e "Türklerin tek bir bütün olarak siyaset yapmasını istemiyoruz" diye bildirdi. Bulgaristan egemenlerinin Türkleri parçalama siyasetini AKP gerçekleştirdi

Bulgaristan genel seçimleri, öncekilerden daha çok konuşuldu bu kez. Bunda Bulgaristan ile Türkiye arasındaki krizin de etkisi var. Bulgaristan Türkleri bu seçimlere de, öncekilerde olduğu gibi bölünmüş olarak girdiler. Halklar ve Özgürlükler Partisi (HÖH) oy kaybı yaşamasına rağmen meclise girmeyi başardı, diğer bir Türk partisi olan DOST (Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü için Demokratlar) ise yüzde 4’lük barajı aşamadı. Seçimin galibi AB yanlısı sağcı GERB partisi oldu.

Bulgaristan seçimlerinin Türkiye’yi yakından ilgilendiren tarafı şu; DOST partisi nezdinde AKP de seçimi kaybetti. Çünkü bu parti AKP’nin "böldüğü"Bulgaristan Türkleri içinde AKP’nin kurdurduğu parti olarak biliniyor. Aslında bu sonuç, Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin Kurucu Başkanı ve halen Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Pehlivanoğlu’na göre AKP’nin ikinci yenilgisi. Daha önce HÖH’e karşı kurduğu Hürriyet ve Şeref Halk Partisi (HŞHB) de girdiği seçimlerde başarı gösterememişti. Ancak bu seçim, başarısızlığına rağmen, yine Pehlivanoğlu’na göre, AKP’nin en çok çaba gösterdiği seçim oldu.

HÖH nasıl kuruldu?

Kurulduğu andan günümüze kadar bir hayli başarılı olan, Bulgaristan hükümetlerine Bakan da veren Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH), Bulgaristan’da1989’dan sonra kurulan dört Türk partisinden en büyüğü. Ahmet Doğan tarafından 1990 yılında kuruldu bu parti. Aynı yıl gerçekleşen seçimlerde Bulgaristan Meclisi’ne23 milletvekili sokmayı başarmıştı. Bir yıl sonra yapılan genel seçimlerde ise 27 belediye başkanlığı ile 653 muhtarlık kazanmıştı. Asıl büyük başarısı ise 2005 genel seçimlerinde oldu, yüzde 13’lük oy oranıyla sandalye sayısını 34’e çıkardığı gibi kabinede üç bakanlık da elde etmişti. Bir sonraki seçimde milletvekili sayısı 36’ya çıkan HÖH, Avrupa Parlamentosu’nda da 4 milletvekiliyle Bulgaristan’ı temsil etti.

Ancak Türkiye’nin AKP iktidarı boyunca, fetihçi politikalarının sonucu olarak, Irak, Suriye Türkmenleri ile Balkanlarda yaşayan diğer Türkler arasında olduğu gibi Bulgaristan Türklerini de birbirine düşürmesi gecikmedi. AKP’nin müdahaleleri sonucu Bulgaristan’da Türkler ciddi olarak bölünmüş durumdalar.

Bulgaristan siyasetinde, tüm Bulgaristan düzeyinde faaliyet gösteren bir parti haline gelen HÖH’ün parçalanması, ardından da Türkiye’nin söz konusu partiye karşı önce 2012’de Hürriyet ve Şeref Halk Partisi’ni (HŞHP)bu partiyle istediği başarıyı yakalamaması üzerine sonradan DOST’u kurması bir Rus uçağının Türkiye tarafından düşürülmesiyle ilgili. Dönemin HÖH Genel Başkanı Lütfi Mestan uçak krizine ilişkin olarak Bulgaristan Parlamentosu’nda Rusya’yı suçlayan bir konuşma yapınca HÖH’den önce genel başkanlıktan alındı, sonra da partiden ihraç edildi. Mestan’ın buna yanıtı 4 HÖH milletvekilini de yanına alarak DOST partisini kurmak oldu.

Türkiye’nin bu iki partiden DOST’u desteklediği sır değil. Öyle ki AKP iktidarı bunu kimi tutumlarıyla da gösterdi zaman zaman. Örneğin 2016’da Türkiye’ye gelen bu iki partiden sadece DOST ile görüşmüştü iktidar yetkilileri. Dahası dönemin HÖH Genel Başkanı Ahmet Doğan’a Türkiye’ye giriş yasağı da konmuştu. Yasak konulanlardan bir diğer isim de Bulgaristan meclisinde Bulgar- Türk Dostluk Grubu Başkanı HÖH Milletvekili Erdinç Hayrullah’dı.

Uçak krizi konusunda Rusya’yı Bulgaristan Meclisi’nde suçlayan Mestan’a karşı, Ahmet Doğan’ın eleştirisi "Bulgar Türklerine zaten beşinci kol muamelesi yapılırken bu Rusya karşıtı konuşmanın Bulgaristan Türkleri’ne bir fayda getirmeyeceği" üzerine kuruluydu. Doğan’ın bu tavrından sonra partide iki kanat oluştu. Parti içinde konuşularak ahlledilecek bir sorun olmasına rağmen, Türkiye’nin Sofya Büyükelçiliği’nden HÖH’e yapılan bir davet, hem Bulgar Türkleri arasında hem Bulgaristan hükümetinde "Türkiye’nin Bulgaristan’ın içişlerine müdahale" olarak değerlendirildi. Bundan sonra yine Türkiye Elçiliği’nin, Lütfi Mestan’ın "can güvenliğim yok" demesi üzerine Elçilik’te ağırlaması büyük tepkilere yol açtı. Başta ırkçı ATAKA partisi olmak üzere tüm Bulgar milliyetçileri Türkiye karşıtı propagandaya hız verdiler.

Protestolar o kadar güçlüydü ki Türkiye Filibe Başkonsolosunu geri çekmek zorunda kaldı, Bulgar hükümeti de Burgaz Başkonsolosluğu Din Ateşesi Uğur Emiroğlu’nu "İstenmeyen Adam" ( Perona non Grata) ilan etti. Daha da kötüsü Bulgaristan hükümeti Türkiye sınırına asker de sevk etti.

Erdoğan oy derdinde

Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün olduğu gibi o günde tek derdi partisine oy kazandırmak. Bunun Bulgaristan Türkleriyle ilgisi ise şu: Erdoğan 2010 yılındaBulgaristan’ı ziyaret ettiğinde hükümette yer alan HÖH’ün Genel Başkanı Doğan yerine, aslında Doğan karşıtı olan yardımcısı Kasım Dal ile görüştü. Bu açık bir tercihti, Bulgaristan siyasetinde de temsiliyet geleneğine aykırıydı. Erdoğan HÖH’le yaptığı görüşmede, AKP’ye hiç oy çıkmayan Trakya ile Akdeniz’de faaliyet gösteren Bulgaristan Türklerine ait derneklerin seçimde partisine destek olmalarını istemişti. HÖH Başkanı Ahmet Doğan, Türkiye’nin iç politikasına karışmak gibi bir düşüncelerinin olmadığını belirterek bu öneriyi reddetmişti. Erdoğan’ın Doğan’ı ‘yeterince Türk olmamakla suçladığı’ olayın bu olduğu belirtiliyor.

Yapılan seçimlerde AKP eliyle yapılan Ahmet Doğan karşıtı propaganda etkili oldu, HÖH girdiği seçimde iyi bir oy almasına rağmen bu kez koalisyonda yer alamadı. Ama 2014 seçimlerinde HÖH büyük bir başarı kazandı. AKP bu kez Lutfi Mestan’a bir parti kurdurdu: DOST. Bu partiye Türkiye’den 20 milyon dolar aktarıldığı Bulgar medyasına konu olmuştu.

Mezhepçilik devrede

Bulgaristan Türklerinin büyük çoğunluğu Alevi- Bektaşi Türkmeni. Ahmet Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik adlı kitabında Türkiye’nin bölgesel güç olması sürekli vurgulanır. Böyle bir güç olmanın yollarından biri de Türkiye dışındaki Türk toplulukları içinde çalışmalar yapmak. Bulgaristan’da da olan bu. Ama bunu yaparken Sünni gruplarla işbirliği içinde oluyor AKP iktidarı.

Bulgaristan Meclisi tüm bu gelişmeler üzerine Türkiye ve Rusya’nın Sofya’nın içişlerine karıştığı iddialarını araştıracak bir komisyon kurulmasına karar vermişti.

AKP’nin Borisov sevgisi

Eski Bulgaristan Başbakanı Boyko Boris ile AKP’nin arasından su sızmıyor. Burada ilginç olan şu; Borisov, açık açık "Türkler Bulgaristan’dan gitmeli" diyen biri. Bulgar Türkleri’ni "Türk" değil sadece Müslüman gören AKP ile bu açıdan "ortaklığı" var. Zaten Bulgaristan’ın resmi görüşü de Bulgar Türkleri’nin sadece"Müslüman" olarak gören bir görüş. Bu konuda da AKP ile Bulgaristan hükümetinin "ortaklığı" söz konusu.

Özcan Pehlivanoğlu, Bulgaristan’ın AB’ye girdikten sonra Brüksel’den Ankara’ya ilişkin bir talepte bulunduğunu söylüyor. Buna göre Bulgaristan hükümeti Brüksel’e, Bulgaristan’daki Müslümanların (yani Türklerin) "bir arada siyaset yapmasını" istemediğini bildirdi. Bunun "milli güvenlik" sorunu olduğunu, dolayısıyla böyle bir parçalanmanın gerekli olduğunu vurguladı. Yani Bulgaristan’ın "Türkleri bölme" politikası, AKP iktidarı eliyle gerçekleştirilmiş oldu.

AKP gerçekten Bulgaristan Türkleri’yle alay ediyor gibi. TBMM’de kurulan Türkiye- Bulgaristan Dostluk Komitesi Başkanlığı’na İstanbul Milletvekili Aziz Babuşçu’yu getirdi örneğin. Babuşçu kamuoyunda "AKP ile birlikte Türklükten kurtulduk" sözleriyle bilinen bir isim. Babuşçu’nun Bulgaristan’a girişi de Bulgar hükümetince yasaklanmıştı.

Daha önce de belirtmiştim. AKP bitmiş dış politikasında diasporayı Truva Atı olarak kullanmaktan başka bir şey yapmadı. Diasporayı yanlış kullanan bir iktidar olarak bu konuda tek.

Bulgaristan’da da yaptığı bu.

***

Pehlivanoğlu: Tüm Balkanlar’da sıkıntı var

Rumeli Balkan Strastejıik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Kurucu Başkanı ve halen Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Pehlivanoğlu’na Bulgaristan seçimlerini ve Bulgaristan Türklerine AKP müdahalesini sordum. Anlattıkları çok ilginç.

Aktarıyorum:

"Bu müdahale yeni değil. AKP hükümeti öncesinde de Bulgaristan’da çok partili siyasi hayat başladığında Ankara Bulgaristan iç siyasetine dahil olmuştur. Bu müdahale denemesi aslında dördüncü denemedir. Sonuncu deneme olan bu seçimlerde HÖH karşısında kurulan DOST başarısız oldu ama AKP’nin en güçlü girişimi budur. Bulgaristan Türklerin bir arada siyaset yapmasını kendi güvenliği açısından tehlikeli buluyor. 2007’den sonra Bulgaristan AB üyesi olduğunda AB’nin başkenti sayılan Brüksel’den Ankara ile olarak bir talepte bulundu. Bu talep "Bulgaristan Türklerinin bir arada siyaset yapmamaları" talebiydi. AKP’nin politikasına da uygun bir talepti bu. HÖH daha önce Bulgaristan’ın üçüncü büyük partisiydi. Bakanları, valileri vardı. Bu Bulgaristan’ın istediği bir durum değildi. DOST’dan bir önce kurulan parti Hürriyet ve Şeref Partisi idi. Pek başarılı olamadı. Recep Tayyip Erdoğan HÖH’ü " Müslüman" saymadı, kendi İslamcı bakışına uygun gelmedi HÖH. Bundan daha güçlü, daha İslami bir oluşum peşinde oldu hep. Bu nedenle Türkiye’den, istediği oluşumu gerçekleştirebileceğini düşündüğü din ataşeleri yolladı Bulgaristan’a. Bu ateşeler Bulgaristan’da istenmeyen adam ilan edildiler bilindiği gibi.

AKP önceleri, yine kendisinin kurdurduğu Hürriyet ve Şeref Halk Partisi’ni (HŞHP) destekledi, ama bu parti başarılı olamadı. Oysa Türkiye’den maddi destek gitti, AKP milletvekilleri bu parti için çalıştı. Atatürk ayrı parti kuralım diye kendisine gelen Bulgaristan Türklerine"hayır siz Bulgar vatandaşısınız, onlarla beraber politika yapmalısınız" demiştir. Türkıye’nin DOST’u kurması, HÖH’ün makas değiştirmesine yol açtı. "Biz Bulgaristan için kurulmuş bir partiyiz, Türkiye ya da AKP için değil" dedi. Bu seçimler AKP’nin ikinci yenilgisidir. İlki HŞHP’nin yenilmesidir, hatta Bülent Arınç o zamanlar "Bulgaristan konusunda yanıldık" demiştir. Harcanan paranın haddi hesabı yoktur.

Tüm Balkanlar’da sıkıntı var, AKP’nin politikalarından ötürü. Bu nedenle orada yaşayan Türk asıllılar zorluk içindeler. AKP’nin, sanki oradakiler Müslüman değilmiş gibi onları İslamlaştırma politikası var. Bu ciddi bir sıkıntı nedeni."

http://www.birgun.net/haber-detay/akp-bulgaristan-secimlerini-kaybetti-152873.html

-----------------CIA eski Türkiye şefi, Paul Henze'nin 2006'da Beyaz Saray'a sunduğu Türkiye raporunda "Bu Türkiye Cumhuriyeti'ni kuranlar sıkı bir denetim sistemi kurmuş. Başbakanı ikna ediyoruz. Cumhurbaşkanı'nda kalıyor. Cumhurbaşkanı'nı ikna ediyoruz, yargıda takılıyoruz. Bu sebeple başkanlık sistemi getirmek lâzım... Bizi niçin ikna edecekler? Bizi çepeçevre saran Kürdistan meselesini tanımak için ikna edecekler.
 


Sizi ikna edebilirler mi? Beni ikna edebilirler mi? Parlamentoyu ikna edebilirler mi? Hayır. Ama bir kişiyi ikna edebilirler.

 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !